17/10/2008
Kürşat Güven
GELİNCİK
Siyah-Beyaz hayatlardan renkli umutlar çıkarma vakti şimdi. Ne tutarsız yaşıyormuşuz meğer, ne alelacele, ne hızlı... Siyahtan, renkli bir dünya ummayı öğrendim, yüreğine sağlık türkü gözlü...
Senli bir hayat var şimdi gönlümün önünde, gözümün retinasında. Her taraf gelincik kokuyor adına uyarcasına... Hoşgeldin gelincik kokulu, dar geçit hayatıma. Çok dağınık bi zamanda geldin biliyosun, çok da kibar karşılamadım seni, sen beklenmeyen Tanrı misafiri... İlk çalışında açmadıysam kapıyı bil ki bu kabalığımdan değil, her çalana kapıyı açmayışımdan, bunu bil...
Kimselere anlatmıyorum şimdilik seni, kaybetmeyelim diye bu ilahi dengeyi. Sessiz harflerini kullanıyorum yedi harfli isminin, kimse duymasın diye, sen bana yedi uyuyanlardan hediye... Kendini arayan çobanın karşısına çıkan yedi gencin hikayesini buldum bu hikayede; sen çalmıştın kapımı " aç diye " ama bilmeden seni bekliyormuşum zaten ben de...
Eski bir yaraya ağlıyorken yollarda sessiz sedasız, bir merhem uzandı yarama apansız. İkame edemezdi hiçbir beşer bir diğerini, fakat yaramız var diye unutmamalıydık şu hayatın değerini... 'Yığınların arasında yalnız olmak'tan geliyorum güzel, al beni; gelincik kokunla süsle, al beni gönlündeki halil ibrahim sofranla besle. Al beni; yaramazım çocuktan kötü; usla...
Özümü hatırladım senle, ne çok uzaklaşmışım özümden, ömrümden. Bihabermişim seni gönderenin emrinden. " Seni gönderen " dedim de aklıma geldi; sonunda dualarıma yanıt verdi, ' her şeyi değiştirecek ' i gönderdi. Hamdolsun, şükür olsun... Şimdi ' doğrular ' var etrafımda, ' yanlışlar ' uzak dursun !!!
Şimdi her şeyin yarım olduğu dünyadan her şeyin ' yarın ' olduğu dünyaya geçiyorum. " Canına yandığım " dediğim dünyanın bugün canını seviyorum. Hoşgeldin türkü gözlü, gelincik kokulu, vakt-i aslı. Hoşgeldin.